Sultanahmet ve Tarihi Yarımada: İstanbul'un Kalbinde Bir Gün
İstanbul'a gelen hemen herkesin ilk durağı Sultanahmet olur. Bizans'tan Osmanlı'ya uzanan yüzyılların izi, birkaç yüz metrelik bir alanda yan yana durur. Tarihi Yarımada'yı yürüyerek gezmek mümkündür; önemli olan rotayı doğru kurmaktır.
Ayasofya ve Sultanahmet Camii
Meydanın iki yanında karşılıklı yükselen Ayasofya ve Sultanahmet Camii, şehrin en çok fotoğraflanan manzarasını oluşturur. Sabah erken saatlerde gelirseniz kalabalık başlamadan iki yapıyı da rahatça görebilirsiniz. Camileri ziyaret ederken namaz vakitlerini ve kıyafet kurallarını göz önünde bulundurmak gerekir.
Topkapı Sarayı
Osmanlı padişahlarının yüzyıllarca yaşadığı Topkapı Sarayı; avluları, hazine dairesi ve Harem bölümüyle en az birkaç saat ayırmayı hak eder. Sarayın arka bahçelerinden Boğaz ve Haliç'e açılan manzara da ayrıca görülmeye değer.
Yerebatan Sarnıcı ve Hipodrom
Yerin altında, loş ışıkta yükselen sütunlarıyla Yerebatan Sarnıcı yarımadanın en etkileyici duraklarından biridir. Çıkışta Hipodrom'daki Dikilitaş ve Yılanlı Sütun'a uğrayarak turu tamamlayabilirsiniz.
Günü nasıl planlamalı?
Sabahı Ayasofya ve Sultanahmet Camii'ne, öğleden sonrayı Topkapı Sarayı'na ayırmak iyi bir dengedir. Akşamüstü Gülhane Parkı'ndan Sirkeci'ye ya da Eminönü'ne yürüyerek Haliç kıyısında günü bitirebilirsiniz. Otelinizden yarımadaya ya da havalimanından doğrudan Sultanahmet'e özel araçla ulaşmak için İstanbul Havalimanı – Sultanahmet transfer sayfamıza göz atabilirsiniz.